Frédéric Chopin Kimdir?

Tam adı Frédéric Chopin olan dünyaca ünlü piyanist ve besteci, Polonya’nın Varşova kentindeki “Zelazow-Wola” köyünde doğdu. Romantik Çağ’ın en önemli isimlerinden biri olan Chopin’in annesi onun gibi piyano çalarken, babası keman ve flüt çalıyordu. Çocukluğunun ilk anlarından itibaren annesinden piyano dersleri alan Chopin’in gerçek öğretmeni, kariyerine yön veren “Wojciech Zywny” idi. Henüz 8 yaşındayken ailesinin yakın çevresinde birçok müzik okulunun adından söz ettiren Chopin; O zamandan beri Varşova’yı sallayan devasa konserler vermeye çoktan başlamıştı ve aynı zamanda olacağına dair dehanın sinyallerini veriyordu. Müziği, zamanının ötesinde görüldü. Aynı zamanda yaşamı ve ailesi “Mozart” a benzediği için Polonya’nın Küçük Mozart’ı da deniyordu. 8 yaşında yazdığı polonca öğretmeniyle oynadığında, öğretmeni annesine Frédéric’e öğretecek hiçbir şeyi olmadığını söyledi ve onu Varşova Konservatuarı müdürü Joseph Elsner ile çalışmaya yönlendirdi. Henüz 11 yaşındayken “Çar 1. İskender” huzurunda çalan Chopin, 19 yaşındayken ailesi tarafından Viyana’ya gönderildi. Chopin, eğitimine burada devam ederken verdiği konserlerle; adını Avrupa’ya yaymaya başlamıştı. Chopin’in parçaları oldukça teknik olmasına rağmen son derece duygusal ve şiirsel akışlarıyla izleyicinin dikkatini çekti. Birkaç yıl içinde hemen hemen tüm Avrupa’da konserler verdi.

Frédéric Chopin’in Hayatının Geç Dönemi

32 yaşında Paris’e yerleşti ve “Lizst”, “Bellini”, “Mendelssohn” gibi dönemin diğer genç bestecileriyle arkadaş oldu. O esnada; Yazılarında “George Sand” takma adını kullanan ve Fransa’nın ilk kadın yazarı olarak da tanınan, döneminin kadınlarının aksine pantolon giyen “Aurore Dupin” ile tanıştı. Frédéric Chopin; 1839 kışını hayatının aşkıyla Mayorka’da geçirirken, çocukluğundan beri zayıf olan bağışıklığı Dupin onu en savunmasız anda yakaladı ve Chopin’e tüberküloz teşhisi kondu.

Soğuk kış aylarında hastalığı kötüleşen Chopin ve Dupin, Paris’e döndü ve Dupin’in güneydeki evinde 7 yıl yaşadı. Bu süreçte Frédéric Chopin; “B Minor Sonata”, “op.55 Nocturne’s” ve “op.56 Mazurkas” gibi birçok şaheserini besteledi. Hastalığı ve Dupin ile ilişkisi son yıllarında kötüleşti ve 1849’da Paris’te tüberküloza yenik düştü. Usta bestecinin cesedi “Pére Lachaise Mezarlığı” na gömüldü, ancak kız kardeşine yazdığı bir mektupla; Varşova’da kalbinin attığını ve öldükten sonra başka hiçbir yerde huzur bulamayacağını, bu nedenle kalbinin Varşova’da olduğunu belirtti.

Frédéric Chopin’in Eser Sayısı

Frédéric Chopin, kısa yaşamında 61 mazurka, 26 prelüd, 27 etüd, 16 polinezya, 21 gece, 20 vals, 3 sonat 4 balad, 4 scherzo, 4 doğaçlama ve birçok bağımsız piyano eserini tek başına besteledi. Müziği dünyanın her yerinde “şiir gibi müziğe dökülen sözler” olarak tanımlandı. Romantik Dönemin en özgün piyanistlerinden biri olan Chopin’in tarzı, diğer bestecilerden sadece duymakla farklıydı, bu yüzden eserlerindeki uyum ve form, içindeki üslupla zamanının çok ilerisinde ve yenilikçi bir müzisyen olarak görülüyordu. oyununu ve diğer birçok önemli yönü. Özellikle “Nocturne”, “cantabile” ın (müzik terimi “şarkı söylermiş gibi çalmak” anlamına gelir) mükemmel bir örneğidir, “balladlar” ve “scherzo” ise oldukça dramatik ve tutkulu seslere sahiptir.
Bu kaynak metin hakkında daha fazla bilgi

İlginizi Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir