Post-Modern Edebiyat Nedir?

Post-modern Edebiyat Akımı; Amerika’da 1900’lerin ortalarında başlayan deneysel bir harekettir ve “üstkurmaca”, “metinler arasılık” ve “bilinç akışı tekniği” gibi özelliklerle karakterize edilir. “The Cannibal”(1949), diğerleri için Jacques Derrida’nın“ Structure, Sign and Play ”(1966) dersi.

Konvansiyonel kuramlara ve popüler akımlara karşı bir tür isyan olarak ortaya çıkan hareketin hemen hemen her sanat dalında dikkat çeken en çarpıcı noktası, son derece istisnai ifade biçimidir. Özellikle edebiyattan bahsedecek olursak; Pek çok post-modern edebi eserde tüm yazma sürecinin bir “oyunlaştırma ve sanatlaştırma” süreci olduğunu söylemek mümkündür. Bu noktada örnek vermek gerekirse Oğuz Atay’ın “Oyunlarla Yaşa” (1975) adlı tiyatro oyunu düşünülebilir.

Emekli tarih öğretmeni Coşkun Ermiş’in tiyatroya girme çabalarının anlatıldığı trajikomik eserde, karakterlerin isimlerine tercih edilen mizah dili, farklı eserlerle ilgili örtük cümleler ve karakter diyaloglarıyla bulanıklaşan gerçeklik duygusu aslında postmodern edebiyatla ilgili 10 sayfalık bir akademisyen. okuyucuya çalışmanın öğretebileceği her şeyi gösterir. Ayrıca yazarın başka bir romanı olan “Tutamayanlar” ı ele alırsak, sayfaların sayfalarında noktalama işaretleri kullanmadan “bilinç akışı” tekniğiyle yazılmış pasajlara rastlamak mümkündür. Okuyucunun bu yöntemle karakterin zihnine girmesi ve bu vesileyle yakalanan gelişmiş gerçekçilik duygusu benim için bu eğilimin en paha biçilemez artısıdır.

İlginizi Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir